Bedenime Dokunma!

image

Çocuk istismarına hunharca rastladığımız şu günlerde evlatlarımızı bu yaratıklara karşı onları korkutmadan nasıl öğretebilirizi düşünürken bu harika kitap geçti elime. Bahsetmeden geçemedim.
Kitabın arka sayfasında “Çocuğunuz büyüdükçe bedenini tanımaya, merak etmeye başlar. Fiziksel farkındalık mahremiyet konusunu da beraberinde getirir. Çocuğunuz bu süreçte size, cevap vermekte zorlanacağınız bazı sorular sorabilir. Vereceğimiz cevaplar yakın ilişkilerin kurulduğu, dokunmanın birçok başka ülkeden daha yaygın olduğu ülkemizde çocuğun ne aile ve akrabalık geleneklerine zarar vermeli ne de onları tümüyle korumasız bırakacak şekilde olmalıdır” yazıyor.
Farkında olmadan çocuklarımıza kötülük mü yapıyoruz onlara aşırı ilgi göstererek ve farkında olmadan etraflarındaki çocuklara kötülük mü yapıyorlar sokaktaki teyzeler, amcalar onları severek. Ne yazık ki kocaman bir EVET!!!
Evet çevremizde bir bebek, çocuk gördüğümüzde biz her ne kadar iyi niyetli yaklaşıp onları sevmek istesek de kötü kalpli yaratıklara karşı onlar için bir kapı açmış oluyoruz. “Bu Beden Benim!” kitabı ise yavrularımızı onları ürkütmeden yabancılara karşı uyarmamızı sağlıyor. Bedensel farkındalık ve sınırlar üzerine bir öykü olan Bu Beden Benim! kitabı Pedagog Ayşen Oy tarafından kaleme alınmış ve Mandolin Yayınları tarafından basılmış.
Bedenlerinin her parçasının çok değerli ve özel olduğunu vurgulayarak kitaba giriş yapılıyor ve ardından büyüklere bir atıfta bulunuyor. Yanaklarımız çok tatlı olduğu için bizi öpmek istiyorsunuz bakalım biz öpülmek istiyor muyuz ? İzin aldınız mı ya da elleriniz temiz mi ?
Dayanamıyoruz değil mi ? Yolda, otobüste, AVM’de, kısacası bebek/çocuk gördüğümüz her yerde onlara dokunmadan yapamıyoruz değil mi? Ay canım ne olacak elini sevdim, ayağından öptüm. Oysa bilmiyor muyuz ki o ellerin ve ayakların dişleri kaşımak için hemen ağıza gideceğini ? Ahh biz büyükler ne çok hata yapıyoruz değil mi göz göre göre, bilerek!
Kitaptaki en can alıcı noktalar sayfa 14 ve 16’da yazılmış. Tanımadığımız kişilerle bir yere gitmemeliyiz bizi kandırmak için yiyecek verdiklerinde almamamız gerektiğini bilmeliyiz.
Ne yazık ki günümüzde (yazarken bile içim acıyor) çocuklarımızın canına kast eden yaratıkların onları kandırma yöntemi olarak anneni/babanı tanıyorum (ya da herhangi bir akraba) seni onların yanına götüreceğim demesi oluyor. Çünkü biz ebeveynler dışarıda çocuğumuzu sevmeye gelen birine maalesef kibarlıktan güler yüz gösterdiğimiz ya da hayır diyemediğimiz için çocuklarımızın bilinç altına yabancı kavramını yerleştiremiyoruz. Bu yazımı okuyan otobüsteki amca, marketteki teyze, parktaki abla lütfen ama lütfen annesinden babasından izin istemeden önce onlarla konuşmadan bebeği/çocuğu sevmeye yönelmeyin. Çünkü haberiniz bile olmadan bir çocuk istismarına sebep oluyor olabilirsiniz.
Kitaptaki diğer bir konu ise vücudumuzdaki özel bölgeler. Özel bölgelerinin nereleri olduğunu çok güzel bir örnekle anlatmış yazarımız. Ayrıca o özel bölgeleri ailelerinin de izniyle kimlerin dokunabileceğine değinmiş. Gerçekten de her çocuklu evde bulunması gereken biz ebeveynler için çok yardımcı olacağını düşündüğüm bu kitabı muhakkak edinmenizi öneririm.

imageimage

 

Çocuklarımız bizim geleceğimiz, biz anne babalar onları koklamaya kıyamazken çevresel faktörler yüzünden hiç bir sebepten ötürü onların zarar görmesini istemiyoruz. Biz annelere babalara o kadar çok yük düşüyor ki artık çevremizi bilinçlendirmek adına lütfen sizlerde bizlere yardımcı olmak için küçük çocuk gördüğünüzde onları mıncırmak, sıkıştırmak için koşturmayın. Lütfen.

Sevgiler,

Paylaşmak Güzeldir Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on Tumblr

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir