Minik Tiryakimin Memesiz Hayata Başlangıcı

image

Doğum için hastaneye giderken içimde hem bir sevinç hemde nedensiz bir üzüntü vardı. Bu üzüntünün nedenini artık biliyorum. Bebeğime bir daha hiç bu kadar yakın olamayacaktım. Taki onu ilk göğsüme verdiklerinde sanki kodlanmış gibi ustaca mememe yapışıp beni emmeye başlayana denk. Şimdi bu bağımızda son buldu. 2 yaş oğluma çocukluğu getirmişti çünkü. Bana kalsa ömrümün sonuna kadar emzirirdim onu söylenmelerime sırt ağrılarıma rağmen bıkmadan usanmadan. Ama erkekti nihayetinde artık bitirmemiz gerekiyordu meme alışkanlığını. Çünkü çok bağımlıydı. Önümüz arkamız, sağımız solumuz her anımız meme idi. Açlık giderme aracı değil doyulması imkansız bir hazdı onun için. Anne annemiz askere kadar emecek herhalde bile diyordu. Kıvan her şeyi çok net anladığı için meme konusunun yanında konuşulmasını istemiyordum. Çünkü çevremiz koca adam oldu, artık gerek yok, emmiyor ki oynuyor resmen diyen kendilerince cümleler türetiyordu ama bu Kıvanın daha çok memeye bağlanmasına sebep oluyordu. İlk adım olarak meme bırakma konusunu Kıvan’ın yanında konuşmayalım diye kesin kararımı ortaya koydum. Sonra okumaya başladım. Bloglar, makaleler, uzman görüşleri önüme ne geldiyse hepsini okudum. Okuduğumda anladığım en önemli şey her bebeğin annesine özgü olduğuydu. Bu yüzden ilk önce bebeğimi dinlemeye başladım o ne istiyordu? Memeyi bırakmaya hazır mıydı? Sonra kendimi dinledim. Ben ne istiyordum? Oğlumla aramdaki bu tarifsiz bağı bırakmaya hazır mıydım? Azar azar bırakmak hem oğluma acı verecekti hem de bana. O istediğinde meme yok ben istediğimde meme var. Bu durum sadece kafa karışıklığına yol açacak daha çok asabileşmesini sağlayacaktı. Başka bir yol denemeliydim. Önce kafamda bitiş tarihi belirledim. 2. yaş doğum gününü kutladıktan sonra Kıvan’ın memeyle ilişkisini koparacaktım. Tabi bu bir alt yapı istiyordu. Bunun için 1 ay önceden gündüzleri oyalayabildiğim kadar oyaladım Kıvan’ı. Sadece öğle uykusuna geçişlerde, akşam uykusuna geçişlerde ve gece uyandırdığında emzirdim. Büyük gün yaklaştıkça beni stres, derin üzüntü sarmaya başladı gerçekten hazır mıydım? Hazır olmam gerekiyordu. Çünkü 2 yaş en kritik dönem, bebeklikten çocukluğa geçişin ilk adımlarının atıldığı en ufak hatanın ilerleyen yaşlarda kocaman bir dağ gibi önümüze çıkabildiği bir dönem. Eğer 2 yaşından sonrada emzirmeye devam edersem çocuğumun cinsiyetini keşfetme döneminde çocuk mastürbasyonuna sebebiyet vermekten korktum. 2 yaş sonrasında inat dönemi ve ben merkezci dönemin başlamasıyla “hayır” ı öğretememek ve ipleri tamamen onun eline vermekten korktum. Ve kendimi 9 Ekime şartladım. O gün geldiğinde sabah oğlumdan önce uyanıp göğüs uçlarımı bantlayıp onun uyanmasını bekledim. Uyandıktan sonra önce anne oğul sabah cilveleşmelerimizi yaptık sonrasında sanki karşımdaki kocaman bir adammış gibi ona memelerimde artık sütün kalmadığını ve bu yüzdende memelerimin acıdığını uff olduğunu söyledim. Kıvan iki memeye de bakmak istedi o an, ve uff olmuş diyerek tshirtümü indirdikten sonra yanımdan uzaklaştı. O gün hiç öğlen uykusu uyumadı çünkü memesiz nasıl uyunurdu bilmiyordu. Saat 20.30 civarı tüm günün yorgunluğunu artık taşıyamayan oğlumu yatağımıza götürdüm ve ne olduğunu anlamadan Kıvan uykuya daldı. 3 dakika sürmüştü. Allahım dedim bu benim oğlum mu? Bu kadar mıymış yani. İlerleyen saatlerde neler olacağını beklemeye başladım. Ne zaman uyanacaktı? Kaç kere uyanacaktı? Hemen uykuya dalabilecek miydi? Bu sorularımın cevabını ilk saat 23.00’da aldım. Kıvan uyanmış ve ağlayarak meme diyordu. Kucağıma aldım memenin uff olduğunu söyledim, kabullenmek istemedi. Kucağımdan kendini atmak istedi, direndim. Ninni söylemeye başladım sonuç 10 dakika sonra Kıvan tekrar uykuya daldı. Ben yine çok şaşırdım. Bu kadar çabuk uykuya dalacağını beklemiyordum taki saat gece 1’i gösterene kadar. Bütün günün yorgunluğu onu 1’e kadar idare etmişti anlayacağım. Evde kıyamet kopuyor, Kıvan kendini oradan oraya atıyordu. Zapt etmemiz imkansız hale gelmişti neredeyse. Resmen meme krizi geçiriyor kucağımda, yerde yatakta meme diye inliyordu. Allahım nasıl bir acıydı hem onun için hem kendim için. Bir an göğüslerimi koparıp atmak istedim. Görevini yerine getirdi benim için bir anlamı yoktu artık. Yeter ki oğlum acı çekmesindi o anki tek düşüncem. 3,5 saat mücadele ettik yorgunluktan halsizlikten sızdı oğlum tekrar kollarımda. Sabah saat 10’a geliyordu uyandığımızda. Hiç memeyi sormadı ilk defa gözlerini meme diye değil de çuf çuf diye açtı :). Kahvaltısını bir güzel yaptıktan sonra tüm şirinliği ile yanıma sokularak meme dedi (bunlar çok akıllı öyle bir işve cilveyle geldi ki bir anda yenik düşüyordum kendisine) Memeyi göstererek uff olduğunu söyledim. Hiç diretmedi oyununa geri döndü. Kıvan’ın doğum günü olduğu için onu Vialand’e götürme planı yapmıştık zaten. Toparlanıp evden çıktık. Orada oyuncaklara bindi eğlendi ve ilk memesiz öğle uykusuna pusetinde geçti. Zaten dışarıda olduğumuz vakitler pusetinde çok güzel uyuyordu Kıvan. Akşam eve döndüğümüzde zorlu bir sürecin bizi beklediğini biliyorduk. Evde de birlikte oyunlar oynadıktan sonra yatağımızın yolunu tuttuk. Ninniler, masallar derken 1 saat süren mücadelenin sonunda Kıvan uykuya daldı ve sadece 1 kere uyandı geri uyutması 15 dakika sürdü yine ninniler ve masallar eşliğinde. O gün gündüz hiç meme istemedi. Öğle uykusuna da mama sandalyesinde daldı. İşler artık daha mı kolaylaşıyordu benim için. Bundan sonraki süreçte gece uykularımızın saati ileriye alındı. Neredeyse gece 12’yi buluyor Kıvan’ın uyuması ama gece uyanmaları bitti çok şükür. Kendi bazen mıkırdanıp tekrar uykuya dalıyor. Bugün Kıvan’ın meme emmeyişinin 1. haftası (16.10.2015). Gece uykuları düzene girdi uykuya geçiş saatimizde 1 saat  geriye alındı. (İlerleyen günlerde eski saatine döneceğini hissediyorum). Memesiz uyumaya iyicene alışsın öğlende kendi kendine uykuya geçecek oğlum, ona güveniyorum. Şimdi sırada yataktan ayırma var. 2 yıldır oğlumla birlikte uyuyoruz, yine bana kalsa ömrümün sonuna kadar onunla birlikte uyurum ama ilerleyen yaşlarında horlamaya başlayacak ya şimdiden yatağı ayırmakta fayda var 🙂
Memesiz 1 hafta da Kıvan’da neler değişti? En önemlisi ulu orta her yerde meme krizlerine girmiyor, iştahı acayip arttı meme yerine bu sefer dilinde mama 🙂 Neredeyse yemek yetiştiremiyorum adama. Tabi bazen keçi genliği tutuyor yemiyor o başka :). Benden uzaklaşır diye düşünüyordum ama çok daha bağımlı oldu. Ama bu rahatsız edici anlamda değil. Sevgisini çok daha güzel gösteriyor bana, göğsüme yatıyor birlikte çizgi film izliyoruz ya da kolumun altına giriyor kitap okuyoruz uyuyor.
Bende neler değişti? Sırt ağrılarım azaldı. Artık sabahları babamızın sırtımı kütürdetmesine gerek kalmadı. Deliksiz uyku uyumayı özlemişim onun keyfini çıkartıp güne patlak gözlerle başlamanın mutluluğunu yaşıyorum. İlk gün göğsüm çok şişti, pompayla boşalttım o sütü de Kıvan’ın kahvaltısına kattım ziyan etmedim. Benden önce yavrularına memeyi  bıraktıran arkadaşlarımdan göğsüne bol bol nane koy ve sar tavsiyesini alarak, dediklerini yaptım ve göğüslerimle ilgili bir sorun yaşamadım. Eğer 24 ay sonra değil de 23 ay sonra memeyi bırakmak isteseydim pişmanlıktan ölürdüm. Dolu dolu 24 ay emzirdim oğlumu 1 gün bile ayrı kalmadan. Sütümde son damlasına kadar helal olsun.

Şimdi sırada yataktan ayırma ve bez bırakma serüvenleri var. Eminim ki onlarında üstesinden çabucak geleceğiz.

Bu çocuk askere kadar emer, memeyi bırakamaz, işin çok zor diyenlere selam olsun.

Sevgiler bizden,

Deliksiz uykular dileklerimle.

Paylaşmak Güzeldir Share on Facebook
Facebook
Tweet about this on Twitter
Twitter
Pin on Pinterest
Pinterest
Share on Tumblr
Tumblr

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir